
Bu böreği sofra dergisinde gördüğüm zamandan beri yaparım ama niyeyse bloğumda yayınlamamış olduğumu farkettim.Böyle bir lezzetten mahrum kalınmaz ki diye düşündüm.
Ve hemen sizlere aslında piknik için hazırlamış olduğum bu böreği tarif edeyim dedim ama bu arada bu ayın etkinlikleri neler diye bakınca da.Bulgur Ye#34 etkinliğini gördüm.Sevgili Derya bu aya ev sahipliği yapmış.Bende bu börekten iyi tarif mi olur dedim.Ve bu börekle katılmak istedim.Sevgili Derya'nın ellerine sağlık şimdiden..
Malzemeler:
250 gr kıyma
1 su bardağı ince bulgur
1 adet soğan
1 çay bardağı kadar iri dövülmüş ceviz
Tuz
karabiber
3 yufka
galete unu
1 yumurtanın sarısı
Hazırlanışı:
Soğanı yemeklik doğrayın.Zeytinyağında kavurmaya başlayın üzerine kıymayı ilave edin bir sürede kıyma ile kavurun.Tuz ve karabiberini ilave edin.
Ayrı bir kapta 1 su bardağı ince bulguru 2 bardak kaynar su ile 20-30 dakika kabartın.Kabaran bulguru kıymaya ilave edin biraz da birlikte kavurun.En son cevizi ilave edip karıştırın.Soğumaya bırakın.
Ayrı bir yerde yufkayı düz bir zemine yayın önce ikiye sonra dörde bölün.Sonra her bir parçayı daha iki eşit parçaya ayırın.Aynı sigara böreği sarar gibi ama iç malzemesini 2 yemek kaşığı kadar dolu dolu koyun.Ve geniş geniş sarın.Sardığınız börekleri önce çırpılmış yumurta sarısına sonra galete ununa bulayıp kızgın yağda kızartın.Asıl tarif böyle ama ben bir dahaki sefere galeteye batırıp fırın tepsisine döşeyeceğim sanırım kızartmadan daha sağlıklı olur.
22 Mayıs 2008 Perşembe
ÇİN BÖREĞİ ve BULGUR YE # 34 ETKİNLİĞİ
19 Mayıs 2008 Pazartesi
19 MAYIS 1919-2008

Atam şehrimize gelişinin 89.yılında,hala izinde ve seninle birlikte yürüyoruz.
.............Hoşgeldin Atam Hoşgeldin........
"Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!"
ISLAK KEK
Bu hafta pikniğimiz iptal olunca piknik için yaptığım hazırlıkları arkadaşımla birlikte balkonda tükettik.Bu ıslak kek de onlardan birisi.Lezzetli olmuştu ama bana azıcık yağlı geldi.Aslında kimsenin suçu yok ben margarin yerine sıvıyağ kullanınca biraz fazla kaçırdım.Sizlere azaltılmış miktarla tarif vereceğim.
Aslında canım browni çektiğinde aklıma gelen tek tarif olurdu her zaman.Hani herkesin alıştığı bir tarif vardır ya..Benim brownim de öyle bir tarifti ama bu kez yeni birşeyler denemek istedim.İyiki de denedim.Ortaya çok da lezzetli bir tarif çıktı.
Malzemeler:
125 g margarin-yada 1/2 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı süt
1 su bardağı un
2 yumurta
3 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Yapılışı:
Margarin,şeker,kakao ve sütü bir kaba alıp 1 dakika kaynatın.Eğer sıvıyağ ile yaparsanız yağınızı bu noktada ilave etmeyin çünkü sıvıyağ üste çıkıp karışmayı önler.Karışımı ocaktan alın ve soğutun.Karışımdan 1 çay bardağı ayırın.Kalan karışıma sıvıyağı ilave edin ve sırasıyla yumurta sarıları,vanilya,un ve kabartma tozunu ilave edip çırpın.Yumurta aklarını ayrı bir yerde kar haline getirip hamura tahta kaşık ile yedirin.18x30 cm ölçülerindeki bir kaba yayın.150 derecelik bir fırında 25-30 dakika pişirin.Fırından çıkartıp 10 dakika bekletin ve üzerine ayırdığınız kakaolu karışımı dökün.
Afiyet olsun...
Bu pastamla Porselen Demlik Çay Etkinliği-23'e de katılmak istiyorum.Sevgili Derya'ya kolay gelsin diyorum...
17 Mayıs 2008 Cumartesi
KEREVİZ ÇORBASI
Kereviz zamanı geçmesine rağmen sizlere tamamen doğaçlama yoluyla hazırladığım ama tadına doyamadığımız bir çorba tarifi vermek istiyorum.Özellikle kereviz yemeyen çocuklara harika bir yedirme metodu bu.Denenip test edilmiştir.Şimdi gelelim tarife
Malzemeler:
1 adet kereviz
1 adet havuç
1 adet patates
tavuk suyu
2 kaşık un
1 yemek kaşığı tereyağ
haşlanmış tiftilmiş tavuk parçaları
Hazırlanışı
Yağı tencerede eritin unu ilave edin ve birlikte kavurun.Üzerine tavuk suyunu ilave edin.Dilerseniz blendırla unun topaklanmasını giderin.Ayrı bir yerde havuçları rendeleyin.Patates ve kerevizi oldukça küçük doğrayın.Sonra tüm malzemeyi çorbaya ilave edin.Üzerine tavuk parçalarını da ekleyin.Tuzunu ilave edip kaynamaya bırakın.Kerevizler ve patatesler pişince afiyetle yiyin...
14 Mayıs 2008 Çarşamba
KAHVE KİTAP VE ÇİKOLATA KEYFİ

Sevgili Burçak yeniden Kahve Kitap ve Çikolata Keyfi etkinliği başlattı.Öncelikle ona bu güzel etkinlikdeki çabalarından dolayı teşekkür ederim.
Ben bu etkinliğin zamanını Tekirdağ telaşından tamamen unutmuşken döndüğüm gün bir koli aldım.Sevgili Eda'dan gelmişti bu armağan.Harika bir kitap,güzel bir kahve ve nefis bir çikolata göndermiş.Size bir sır vereyim çikolata iş yerimde anında tarafımızdan tüketildi.Çekilen fotoğraflar da boş kutusu yer almakta.Yani eve ulaşmayı başaramadı bu çikolata.
Edacığım burada D&R var ama emin ol değiştirmeme hiç gerek yok.Kahvemi yudumlarken zevkle okuyacağım Çok çok teşekkür ederim..
Bu arada ben hediyelerimi ancak bugün gönderebildim umarım arkadaşımın eline çabuk geçer.
13 Mayıs 2008 Salı
KÖFTE YEMEYE GİTTİK
Bu aralar sesim soluğum çıkmadı çünkü oğlum,kaynım ve ben Tekirdağ'a eşimin yemin törenine gittik.11 Mayıs canım eşimin doğum günüydü ayrıca anneler gününün de aynı güne gelmesiyle hepimize hediye oldu bu gezi.Canımmmm sağlıklı mutlu yaşa ve bizi bir daha da yanlız bırakma...
Hani yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat derler ya.Ben size yediklerimi anlatacağım.Aslında ilk gece İlhan Restaurant isminde bir balık restorana gittik.Harika bir levrek yedik ama balık bitip de kafası kaldığı sırada aklıma geldi ben nasıl bir blogcuyum neden fotoğrafını çekmedim diye.O nedenle levreği sizin hayal gücünüze bırakıyorum ve salatadan bahsetmek istiyorum.Salatalık,domates,iri doğranmış marul,roka ve kalın kalın doğranmış taze sarmısaktan oluşan zeytinyağlı limonlu bir salata idi.Salatanın en güzel yanı sarmısaklarıydı.Aslında bende çok ince doğranmış taze sarmısağı salatalarıma ilave ederim ama ilk kez bu kadar iri doğranmış ve bu kadar kalınlaşmış bir sarmısaklı salata yedim.Tadı muhteşemdi..Bahsetmeden geçemedim.
Sonraki günlerimiz ise meşhur Tekirdağ Köftesi yemekle geçti.Türkiye'de köfteciler arasında ilk 5'e girmiş bir köftecide yedim.Meşhur Köfteci Özcanlar Köfteler inanılmaz lezzetli mekan da bir o kadar temizdi.ISO ve Haccp belgelerini almış olan bu köfteci son derece hijyen bir mekandı.Çok beğendim ve takdir ettim.Buraya uğrayan bütün ünlülerin fotoğrafları ve basında çıkan yazılar duvarları süslemekteydi.
Resimde tezgahın üzerinde yer alan paketler ise yine meşhur Tekirdağ Peynir Helvası.Gitmişken onun da tadına baktım.Valla kendim için değil sadece size bilgi vermek için baktım :))Tek başına yenemeyecek kadar şekerli bir tatlı bu.Üzerine sade dondurma yada kaymak konularak yenebiliyor.Bana dondurma ile birlikte bile çook tatlı geldi 1 porsiyonun ancak yarısını yiyebildim.
Sevgili Zerrinciğimin küçük cezve projesine katkıda bulunmak amacıyla nerede ne yenilir kısmını anlattım birde nerede kalınırı yazayım istedim.Gidecek olanlara bilgi olsun.Şehrin içinde tam merkezde Karaevli Otel'i var hem temiz hem güzel hemde çok pahalı olmayan bir otel bu.
3 günde Tekirdağ'ı fethettim.GİTTİM , GÖRDÜM , YEDİM , YAZDIM
Sizlere Tekirdağ Köfte'nin tarifini de vermek istiyorum..
Malzemeler:
500 Gr Kıyma
Biraz Bayat Ekmek
2-3 Çorba Kaşığı İrmik
1 Soğan
1 Tatlı Kaşığı Kimyon
1 Diş Sarımsak
1 Tatlı Kaşığı Tuz
Karabiber
1 Çay Kaşığı Karbonat
Hazırlanışı:
Kıymayı geniş bir kaba koyup soğan sarımsak ve bayat ekmekleri rendeleyin,baharatları irmik ve karbonatı ekleyip iyice yoğurun.1 gece buzdolabında bekletin,ertesi gün parmak şeklini verin.İster fırında ister ızgarada pişirin...
Afiyet olsun..
Sevgilerimle...
02 Mayıs 2008 Cuma
PDÇS ETKİNLİĞİ 22- ÇİKOLATALI KURABİYE
Bu tarifimi Mine'nin bloğundan almıştım.Tarifi de aynen yayınlıyorum.Geçen pazar günü bu kurabiyeleri hazırladım.Çok lezzetli oldular tavsiye ederim ..Ben sadece çikolatayla şekil vermekte zorlandım çünkü çikolata çok kalın geldi.
Malzemeler:
50gr. ceviz içi (çekilmis)
200gr. tereyağ/margarin
100gr. pudra şekeri
50gr. bitter çikolata (rendelenmis)
1 yumurta sarısı
1 çorba kaşığı konyak, rom veya süt
1 corba kaşığı kakao
300gr. Un
Süslemek için: 1 çorba kaşığı kakao ve 50gr. bitter çikolata (ben kakao yerine tarçın kullandım)
Yağ ve pudra şekerini krema haline gelene kadar çırpın. Yumurta sarısı, süt, 1 çorba kaşığı kakao, ceviz ve rendelenmiş çikolatayi ekleyip karıştırın. Ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edene kadar, un ekleyerek yoğurun. Hamuru streç folyoya sarıp, 30 dakika buzdolabında bekletin.Fırını 160° C’ye ısıtın. Fırın tepsisine pişirme kağıdı serin. Hamurdan 1 tatlı kaşığı kadar parçalar koparıp, 4-5 cm’lik çubuklar yapın. Aralarında 2′şer cm . kalacak şekilde tepsiye dizin. 10-15 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan sonra tepside 4-5 dakika bekletin. Telin üzerine aktararak sogutun.Kurabiyeler iyice soğuduktan sonra üzerlerine 1 çorba kaşığı kakao serpin. 50 gr. çikolatayı eritin. Sıkma torbasiyla kurabiyelerin üzerine ince, dalgalı çizgiler yapın.
Bende kurabiyeleri artan çikolata ile kapladım.
Afiyet olsun...
Bu tarifimi de porselen demlik çay saati etkinliği 22 için hazırladım, ev sahipliğini Fatoş arkadaşımız yapacakmış.Şimdiden kolay gelsin diyorum.
01 Mayıs 2008 Perşembe
PANCAKE 2
Bu aralar işlerim yoğun olması nedeniyle bütün blog ziyaretlerim aksadı ama söz en kısa zamanda arayı kapatacağım.Pazar sabahı Ege için hazırladığım pancakeleri sizlere sunmak istedim.Güzel pazar kahvaltılarına eşlik edecek güzel bir lezzet umarım beğenirsiniz...
Malzemeler;
1 bardak süt
1 bardak + 1 kaşık un
2 yumurta
1 çorba kaşığı toz şeker
1 tutam tuz
1 paket kabartma tozu
Bir miktar yağ (tavayı yağlamak için)
Hazırlanışı:
Şeker ile yumurtaları çırpalım.1 bardak unu ve tuzu ekleyelim.Karışıma sütü ilave edelim. Malzemeyi topak olmayacak şekilde karıştırıp 1 saat buzdolabında dinlendirelim.Pişirmeden önce, 1 kaşık un ile kabartma tozunu karıştırıp karışıma ekleyelim.Tavayı çok az yağlayarak kızdıralım. Kızgın tavaya bir kaşık hamurdan koyalım. Üstündeki gözenekler patlayınca ters çevirip diğer tarafınıda pişirelim.
Sıcak olarak üzerine bal, reçel veya nutella sürerek yiyebiliriz.Hatta ben arasına süt kaymağı koyarak ancak yarısını tüketebildim.Çünkü çok kalorili diye korktum hepsini yemeğe...
Afiyet olsun
27 Nisan 2008 Pazar
CAFE GUSTO 1 YAŞINDA
Eveeeet ne çabuk geçti bilmiyorum ama 27 Nisan'da bloğu açalı tam 1 yıl oldu.Blog hayatımın gelincik tarlası ile başladığını anlatmıştım daha önce.Hergün bloğuna bakar offf Burcu birşey eklemedin mi?diye kızardım.O benim arkadaşım çocukları da arkadaşımın çocukları olmuştu.Hiç tanımadan hiç bilmeden sevmiştim.Üstelik yorum da bırakmaz sadece okurdum.Birgün bende açacağım bir blog derdim.Ve nihayet geçen yıl bugün bloğumu açtım.Bu bloğu açarken de sadece yemek pasta tarifi vermeyi değil,okuyanlara kendimi ve hayat felsefemi de anlatmak istedim.Sıkıntımı sevincimi paylaşmak hem günlük hemde mutfağımın yer aldığı bir blog olmalıydı bu blog..
Sanırım başardımda birçoğunuzun dikkatini çektim.Mutluluğumla sevindiniz üzüntümle üzüldünüz.Güzel dostluklar kurmamıza sebep oldunuz...Hepinize ziyaretlerinizden ve yorumlarınızdan dolayı teşekkür ederim...
Aşağıdaki pastayı yapalı çok oldu tarifi en kısa zamanda....
24 Nisan 2008 Perşembe
MANTAR SEVER MİSİNİZ?
Ben çok severim.Bu mantar taaa İzmir günlerimizden arşivde beklemekteydi.Ben de Murat'ın yokluğunda henüz öyle değişik lezzetler denemediğim için sizlerle bu tarifimi paylaşmak istedim.Bu aralar semizotu,bakla,pilav makarna falan yiyoruz.Pasta börek için ise haftasonunu beklemem gerekiyor.
O nedenle gelin size Gülben annemin mantarını tarif edeyim.
Malzemesi:
mantar
kaşar peyniri (ama biz İzmir tulumundan yaptık )
minik minik tereyağ
Hazırlanışı
Mantarları temizleyin.Yabancı kanallarda mantarı nemli bezle siliyorlar.Ama ben kabuğunu soyup yıkıyorum.Siz nasıl yaparsınız bilmem işte her yiğidin yoğurt yemesi farklıymış..
temizlenen mantarların içine minik minik tereyağı yerleştirin.Mantarları
önceden ısıtılmış fırına verin.Pişmesine doğru üzerlerine peynir ilave edin.Birazda peynir erisin..Afiyetle yiyinnnnn....
23 Nisan 2008 Çarşamba
23 NİSAN
21 Nisan 2008 Pazartesi
PAZAR SÜRPRİZİ
Sevgili Burcu Samsun'a taşındığı günden bugüne bir türlü tanışamamıştık.Benim birtek pazar günüm tatil olduğu için ve o günü de ailecek geçirdiğimiz için Burcuyla tanışmamız hep aksamıştı.Ama Murat gidince pazar günlerimin boş olacağını söylemiştim.Bizde gidişinin 2.pazarı sonunda Burcu ile tanışabildik.
Burcucuğum son derece zarif görünümlü ve bir o kadar da ince düşünceli.Gelirken Ege'ye çok güzel ev şeklinde bir kutu getirmiş içini de mis gibi kurabiyelerle ile doldurmuş..İnan yemeye doyamadık fotoğraf çekene kadar kutudaki kurabiyeler azaldı.O nedenle bu kurabiyeyi mümkün olan en kısa zamanda deneyeceğim.
Burcu Kunterciği yanında getirmemişti.Benim de Ege'yi bırakacak yerim yoktu.Kaç saat oturduk bakmadım ama Ege her dakikasını burnumuzdan fitil fitil getirdi.Bütün cadolozluğumu ele alıp girişivermemek için kendimi zor tuttum.Babamız da yok ya iyice tuhaflaştı.Sabrediyorum anlayışlı olmaya çalışıyorum ama inanım sabrı fazlaca zorluyor.İşte Burcu da şahit..Hatta Ege'yi oyalamak için türlü yollara başvurdu yazık..
Burcu ile buluşmalarımızı daha sık tekrarlayacağız inşallah.Ben onu çok sevdim umarım o da beni sevmiştir.
Burcuuuuuu iltifatın için teşekkürleeeeeerr....
13 Nisan 2008 Pazar
CHOCOLATE CHİP COOKİES
DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE
Ege'nin beslenmesi yaptığım bu kurabiyeler,damla çikolatalı kurabiye sevenler için mükemmel bir lezzet..Ayrıca bir süredir bekleyen yulafım değerlenmiş oldu.
Malzemeler:
2 su bardağı un
Yarım su bardağı yulaf
1 tatlı kaşığı karbonat
1/2 tatli kaşığı tuz
115 gr tuzsuz yumuşak tereyağı
¾ su bardağı seker (ben esmer şekerim olmadığı için her iki şekeri birleştirdim)
¾ su bardağı kahverengi şeker
1 tatlı kaşığı vanilya
1 yumurta
1 su bardağı damla çikolata
Hazırlanışı:
Fırınınızı 180 derecede ısıtın.
Derin bir çırpma kabında yağ,şeker ,yumurta ve vanilyayı çırpalım. Ayrı bir kapta un,yulaf,tuz,kabartma tozu ve karbonatı eleyelim. İki karışımı birleştirip birkaç dakika daha çırpalım.Tane tane ayrılan bir hamur olacak korkmayın.En son çikolataları katıp tahta kaşık ile karıştıralım.Sonra elinizle biraz yoğurun.
Fırın tepsisine pişirme kağıdı serelim. İster elinizle şekillendirin isterseniz benim gibi düz bir zemine hafifçe bastırıp kalıp yardımı ile kesin yağlı kağıda yerlestirelim ve 13 dakika kadar pisirelim. Piştikten sonra fırından çıkartıp ılıklaşmasını bekleyin.
POPÜLER SAĞLIK VE ZEYTİNYAĞLI PORTAKALLI KEREVİZ
.jpg)
Eşimi cumartesi günü gönderdik.Kısa dönem çabuk geçecek inşallah diyorum ve beni yanlız bırakmayan tüm dostlara teşekkür ediyorum..
Bu gönderiyi daha önceden hazırlamıştım ama yoğunluktan bir türlü yayınlayamamıştım.Biraz gecikmeli olarak yayınlıyorum...
Benim üçüncü,derginin 36.sayısı çıktı ama biliyorsunuz ki ben 3 aydır yazıyorum.4.sayıya da yazımı göndermiştim onu da daha sonra yayınlayacağım dergi yayınlanmadan tarif vermek istemedim..
Benden hem yiyeceklerin sağlığımız açısından faydaları hem de yemek tarifi istenince mecruben sebzeli tariflere yer veriyorum.
Geçen ayki tarifim zeytinyağlı kerevizdi doğru mevsimi geçti ama bu lezzeti bilmeyenler de keşfetsin istedim....Çünkü portakallı kereviz benim çok geç keşfettiğim ve yemeye doyamadığım bir lezzet oldu.
Malzemeler:
2 adet orta boy kereviz
2 büyük havuç
2 orta boy patates
1 orta boy soğan
4-5 adet portakalın suyu
2 adet kesme şeker
Hazırlanışı:
Sebzeler yıkanır,soyulur ve kalın dilimler halinde doğranır.Soğan ve havuçlar bir fincan zeytinyağında hafif kavrulur.Patatesler eklenir, 2-3 dakika karıştırılır.Kereviz, portakal, şeker ve tuz katılır. Sebzelerin üstünü kapatacak kadar su eklenip çok kısık ateşte pişirilir.
İnce doğranmış maydanoz eklenerek, soğuk olarak servis yapılır.Hatta 1 gün buzdolabında beklerse daha lezzetli olur.Arzu ederseniz,daha yoğun bir kereviz tadı almak isterseniz, maydanoz yerine pişerken kendi yapraklarını ekleyip pişirebilirsiniz.
12 Nisan 2008 Cumartesi
11 Nisan 2008 Cuma
MERAK EDEN TÜM DOSTLARA
Eşimin askerliği kısa dönem ,Tekirdağ çıktı tüm arayan soran dostlara teşekkür ederim.
sevgiler...
07 Nisan 2008 Pazartesi
KALBURA BASTI
Sanırım bazı arkadaşlarım eşimin askere gittiğini zannetmişler o nedenle bir açıklama yapmak istedim.Murat'ın nereye gideceği kısa mı yoksa uzun dönem mi yapacağı henüz belli değil.En geç perşembe gününe kadar belli olacakmış ve cumartesi günü de gideceği yere teslim olmak zorundaymış.Yani en geç cuma günü gitmiş olacak.Hepinize verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ederim.Şimdi sizlere uzun uzun yazamayacağım hemen tarife geçiyorum..
Malzemeler
1 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket margarin (erimiş halde kullanılacak)
1 paket kabartma tozu
birkaç damla limon suyu
yeterince un
ceviz içi ( irice dövülmüş )
Şerbeti için
3 su bardağı şeker
2,5 su bardağı su
yarım limon suyu
Yapılışı
Hamur malzemelerinin hepsi karıştırılır ve yoğurulur daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınır ve elle açılıp, içine iri ceviz taneleri konur ve tepsiye dizilir.Önceden 180-200 derece arası ısıtılmış fırına sürülür.
Kaynatılmış ve daha sonra biraz soğutularak ılıtılmış şerbetin içine atılır. Yeterince şerbeti içine çekince çıkarılıp tepsiye dizilir, istenilirse kalan şerbet üzerine dökülür, üzerine istenilirse hindistan cevizi de konulup servis edilir.
Afiyet olsun....
01 Nisan 2008 Salı
DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK

Canım arkadaşım Bocuruk "Çocuk İstismarını Durdurun" isimli sloganlı yeni bir mim için beni sobelemiş.Açıkcası birkaç gündür keşke birileri de beni mimlese diye düşünüyordum.Hemen her yeni bebek sahibi olan blog arkadaşlarıma da yazdığım tek şey vardı"anne olduktan sonra sadece kendi çocuğuma değil bütün çocuklara karşı hassalaştım ve daha bir duygusal oldum."
Evet Ege'den sonra böyle bir hal aldım ağlayan,ezilen,horgörülen her çocuk canımı acıttı.
Hatta sizlere bu konuyla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum.Belki sizlerde izlemişsinizdir.Bundan 5-6 yıl önce televizyonda hangi programdı adını hatırlamıyorum ama bir olayı canlandırma yapmışlardı.Bir çocuklu bir aile var ve anne hastalanıyor.Şehirdeki hastaneye yatırılıyor ve baba çaresiz kimsesi yok diye 5 yaşındaki oğlunu komşusuna bırakıyor.Gidip gelip çocuğunu ziyaret ediyor ve aileye para yardımı yapıyor.Çocuğun bırakıldığı ailenin hanımı da hamile.Çocukcağız altına kaçırmaya başlıyor.Anne yok,baba yok o psikoloji ile o kadar normal ki.Ama bunu anlamayan kadın çocuğu altını ıslattığı için önceleri dövüyor sonraları da cezalandırıyor ve su vermemeye başlıyor.Yavrum bir gece ev sahibi adam rakı içerken işi çıkıp odadan çıkınca rakının yanındaki sudan içiyor.Ve adam tarafından yakalanıyor.Öyle bir dayak yiyorki.Küçücük bedeni cansız düşüyor.Aradan birkaç gün geçiyor baba geliyor oğlu yok sizin köyden aldılar diyorlar baba oraya gidiyor buraya gidiyor yok yok...Sonunda durum anlaşılıyor.Ve yargılanıyorlar ama neye yarar küçücük bir can gidiyor.Çocuğun canlandırmalarında öyle bir su istiyordu öyle yalvarıyordu ki çok ağladım ve kendi kendime söz verdim oğlum su istediğinde hiç ama hiç geciktirmeyecektim.Ve hala da öyle yapıyorum.Sanki her sefer o miniği anıyorum..
Doctus Bilgi Güvenliği Formlarının başlattığı bu mim dalgası ile Çocuk İstismarının Durdurulması konusuna dikkat çekilmesi amaçlanmış olup bu mimin bir şartı daha var Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda dinlediğinizde hissettirdikleriniz..
Ben ilkokul 1 sınıfdayken ,kardeşimin rahatsızlığı nedeniyle annemlerin sürekli Ankara'da hastanede olmalarından dolayı anneannemlerde kalmıştım.Ben 7, dayım da 19 yaşındaydı.Çocukluktaki şarkılarım olarak hayatım boyunca hatırladığım 2 şarkı dayımın pikabında çaldığı Melike Demirağ'ın Arkadaş ve Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı şarkılarıydı.Dayımı çok sever ve ona çok özenirdim sanırım o nedenle bu şarkıların sözlerini hiç ama hiç unutmadım.Bu şarkılar şimdi bana ne mi hatırlatıyor.Dayımı...Çünkü onu 24 yaşında kaybettik.Küçük yaşımın büyük acısıydı.Herkes çok genç öldü derken bana kocaman adamdı gibi gelirdi.Meğer çok genç ölmüşsün dayıcığım.Nur içinde yat..Ben buraya bu hatırladığım şarkı sözlerinin yerine dayımın mezar taşında yazan kendi kısacık şiirini yazacağım umarım mimin formatını bozmam...
Doğumun tesadüf
Yaşamam mucize
Ölümüm gerçek
Ben de bu konuya bir anne olarak önem göstereceğini bildiğim arkadaşlarıdan Burcu'yu,yine aynı düşüncelerle Burçin'i,yine aynı sebeplerden dolayı Burçin'i ve sevgili Feyza'yı sobeliyorum.
Mim’in devam etmesi için Doctus’ta yayınlanan resmin yayınlanması, yazı içerisinde “Çocuk istismarını durdurun” ifadesinin geçmesi ve son olarak çocukken dinlediğiniz veya hatırladığınız ilk şarkıdan biraz bahsetmeniz gerekiyor.
30 Mart 2008 Pazar
ÇİLEKLİ PUDİNGLİ TART

Bu ay "Yaman Etkinlikler"e sevgili Özlem ev sahipliği yapıyor.Konusu da Pastakolik.Ben çok pastakolik sayılmam çünkü eşim de oğlum da çok pasta yemezler.Daha doğrusu yaş pasta yemezler.Dolayısıyla çok sık yapamıyorum.Ben de sizlere tart hazırladım ama umarım Özlem kabul eder çünkü etkinlik için dün son gündü.Ben de seyahatten yeni döndüğüm için bugün hazırlanabildim...
Tartın tarifine geçmeden sizlere dünya tatlısı Elvan'dan bahsetmek istiyorum.Sevgili Elvan geçen yaz İzmir'e gittiğimde beni davet etmiş tanışmak istemişti.Ama ben uygun zaman bulamamıştım.Daha sonra Elvan'la daha sık görüşmeye başladık ve aramızda sanal bir dostluk oluştu.Ama bu İzmir seyahatimizde bu dostluk sanal olmaktan çıktı.Bornova Gusto'da çok güzel bir akşam yemeği yedik ve çok güzel sohbet ettik.Vakit olsa sanırım daha da devam ederdik.Yani uzun lafın kısası ben Elvan'ı çok sevdim ve güzel bir dost kazandım umarım o da benimle aynı şeyleri hissediyordur.
Elvan inanılmaz bir incelik yapmış ve bana bir hediye almıştı.İşte tartımı Elvancığımın aldığı servis takımıyla fotoğrafladım.Ben çok beğendim çok çok şık ve zarif.
Gelelim tartımıza ,dilerseniz sizlere daha önce vermiş olduğum Meyveli Tart'ın hamurunu da kullanabilirsiniz ama bu da farklı bir hamur...
Malzemeler:
3 adet yumurta
3 kahve fincanı şeker
3 kahve fincanı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
yarım çay kaşığı tuz
1 su bardağı kadar çilek
Kreması:
1 paket çilekli puding
3,5 su bardağı süt(ben 4 bardak kullandım biraz sulu oldu)
Jölesi için:
1 yemek kaşığı agar agar
1 su bardağı su
2 tatlı kaşığı toz şeker
(Bu arada agar agar bulamayanlar tart jölesi kullanabilir.Ama ben bitkisel jöleyi tercih ediyorum.Agar agar deniz yosunlarından elde ediliyor.Diğer jöleler ise hayvan kemiklerinden elde ediliyor o nedenle ben agar agarın daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum..
Hazırlanışı:
Yumurta ve şekeri iyice çırpın.Un kabartma tozu ve tuz ilave ederek karıştırın.Karışımı yağlanmış ve hafif unlanmış tart kalıbına dökün.170 derece fırında pişirin.
Çilekli pudingi üzerindeki tarife göre süt ile birlikte hazırlayın.Biraz ılınmasını bekleyin.
Kek soğuyunca pudingi üzerine yayın.Tartın üzerini dilimlenmiş çilekle süsleyin.
Agar agarı,şekeri ve suyu bir kaba alın karıştıra karıştıra eriterek pişirin.Kaynamaya başladıktan 1-2 dakika sonra ocağı kapatın.En fazla birkaç dakika bekleyip jölenin soğumasına izin vermeden bir yemek kaşığı yardımıyla tartın üzerine yavaş yavaş gezdirin.(eğer tart jölesi kullanacaksanız paketi üzerindeki tarife göre hazırlayın)Ayrıca dilerseniz kek yerine hazır kek de kullanabilirsiniz.
Afiyet olsun
29 Mart 2008 Cumartesi
EVE DÖNÜŞ VE SOSİSLİ SARMA
İzmirden döndüüüüük.Sizlere İzmir günlerimi en kısa zamanda anlatacağım ama öncelikle eşimin askerliği ile ilgili yorum bırakan herkese iyi dilekleri için teşekkür ederim.Sanırım sayenizde onun yokluğunda yanlız olmayacağız..
Şimdi ayağımın tozuyla sizlere sosisli bir börek tarifi vermek istiyorum.Hem kolay hemde şık görünümlü bir börek bu.
Malzemeler
Milföy hamuru
sosis
1 adet yumurtanın sarısı
Hazırlanışı:
Milföyleri buzluktan çıkarın,yumuşamaya bırakın.Uzun sosiste kullanabilirsiniz, kokteyl sosiste.Sosisi milföyün bir kenarına yerleştirin.Çok sıkı yada çok gevşekte olmayacak şekilde milföyü sosisle sarın.Sosise hamur fazla gelirse kesebilirsiniz.(Aksi taktirde çok kalın bir börek olur.)Fırın tepsisine sarılan börekleri yerleştirin üzerlerine yumurta sarısı sürün.En son olarak da milföyü tamamen kesmeden dikkatlice parçalara bölün.Kızgın ama mutlaka kızgın fırına verin.Üzeri kızarıncaya kadar pişirin.
Afiyet olsun....
21 Mart 2008 Cuma
ÇORBA YE# 32 TAVUK SUYUNA SEBZELİ ÇORBA

Sevgili Lama mart ayı etkinliğinin konusunu yeni doğan bebeği Zeynep'e de faydalı olması nedeniyle çorba olarak belirlemiş.Benim de ne zamandır bekleyen aslında çekimlerini beğenmediğim daha doğrusu evde maydanoz kalmaması nedeniyle üzerine süsleme yapmadan görüntülediğim bir çorbam vardı.Lezzeti çok iyi olması nedeniyle yayınlamak istedim...Lamacığıma kolay gelsin diyor ve tarifime geçiyorum..
Malzemeler:
1 adet derisi alınmış tavuk göğsü
tavuk suyu
2 yemek kaşığı pirinç
2 yemek kaşığı un (benim tencerem küçük o nedenle 1 kaşık un ilave ediyorum.Tencereniz büyükse 2 kaşık atabiliesiniz.)
1/2 havuç
1/4 pırasa
1 yemek kaşığı tereyağı
Hazırlanışı:
Tavuk göğsünü yıkayıp bir tencereye alın Üzerine su ekleyin ve haşlamaya başlayın.Ayrı bir kapta tereyağı ile unu kavurun.Tavuk suyunu una ekleyin blendırla çektirip unun iyi yayılmasını sağlayın....Piştiğine emin olduktan sonra bir kenarda hazırladığınız incecik doğranmış pırasa,rendelenmiş havuç ve yıkanmış pirinci de tavuk suyuna ekleyin.Sebzeler piştikten sonra tiftilmiş tavukları ilave edin biraz daha kaynatın.Servise hazır...
Afiyet oldun....
20 Mart 2008 Perşembe
DİYET KIZARTMA
Sizleri uzun zamandır ihmal ediyorum ama geçerli sebebimi duyunca bana hak vereceksiniz.Bu ay sonu eşim askere gidiyor.Evet evet yanlış okumadınız askere gidiyor.Onun üniversite macerası biraz uzun bir hikaye,o nedenle askerlik gecikmişti.31 Mayısta sınava girecek ve askerliği başlayacak.Ben ve oğlum babamızı bekleyeceğiz.
Eşimin ailesinin İzmir'de yaşadığından bahsetmiştim ya bu haftasonu İzmir'e onları ziyarete ve vedalaşmaya gidiyoruz.Ay başına kadar yokum.Tabi ayın ilk haftaları moral düzeyim ne olur bilemiyorum.O nedenle beni bir süre mazur görmenizi rica edeceğim.
Şimdi geçelim konumuza...Sevgili Yaren Ayşe Dilek ve Aynur'un düzenlediği Diyet etkinliğine bende zararsız bir kızartma ile katılmak istedim.Çoğumuz kızartmaya bayılırız ama çok kalorili olması nedeniyle hiç bir diyette de yiyemeyiz.Ya hep aklımızda kalır yada kaçamak yaparız.Gelin bu kızartmayı güle oynaya yiyelim.
Malzemeler:
10 adet biber
7-8 diş sarmısak
2 adet domates
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı:
1 yemek kaşığı zeytinyağı veya sıvıyağı çelik küçük bir tencereye alın.Üzerine biraz irice kıyılmış sarmısakları ilave edin(bütün olarak da kullanabilirsiniz)Sarmısaklar kızarmaya ortaya missss gibi aromasını yaymaya başlayınca,yaklaşık 2 parmak kalınlığında doğranmış biberleri ilave edin.Sadece 5-6 kez kaşıkla karıştırıp, üzerine kabuğu soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesi ekleyin çok az tuz ile tatlandırıp tencerenin kapağını kapatın.Domates eriyip sos halini alıncaya kadar pişirin.Dilerseniz bu şekilde dilerseniz yoğurtla servis yapın.
Afiyet olsun
16 Mart 2008 Pazar
EGE BAZLADI
Bazlama dememe rağmen Egem sizler için bazladı.Şaka bir yana bu sabah bazlama yapmak istedim.Ege oklavayı aldı ben açarım dedi ve hemen hemen benim açabildiğim gibi de açtı.(ben çok güzel açamam da)
Tarife geçmeden önce bana yorum bırakan ve izlediğim arkadaşlarımın hiçbirine bir haftadır uğrayamadım.Herkesten özür dilerim.Bazı şeyler keyifle oluyor.Benim de şu aralar pek keyfim yok ayrıca çok vaktim de yok.Neyse daha sonra bahsederim şimdi gelelim bazlamaya.Bu sabah bazlama yapmak için hamuru yoğurdum ve mayalanması için dinlenmeye bırakıktan sonra gazete okumak istedim.Hürriyet gazetesinin pazar ekinde bizim bazlamayı başrolde görmem mi?İngiliz Muffiniymiş adı ingilizlerin kahvaltı masalarını süsleyen bir çeşit ekmek..Benim yaptığımdan tek farkı yarım bardak süt.Ben sütsüz hazırlamıştım.Kendi kendime tüh keşke önce gazeteye baksaymışım dedim.Bir de isterseniz fırında isterseniz ısıya dayanıklı tavada diyor..Ben tavada pişirdim bazlamalarımı..Şimdi gelelim tarife
Malzemeler:
1/2 kg un
1 su bardağı ılık su (dilerseniz siz 1/2 ılık süt+1/2 ılık su ile yapabilirsiniz)
1/2 paket kuru maya
1 çay kaşığı toz şeker
tuzunu ölçüsüz attım o da dolu dolu bir tatlı kaşığı kadardı.
Hazırlanışı:
Maya ve şekeri birlikte eritin.Unu havuz gibi açın kabarmış mayayı ortasına dökün.Suyu yavaş yavaş ekleyin.Hamurunuzu yoğurun dinlenmeye bırakın.Mayalanmış hamurdan parçalar kopararak eşit büyüklükte hamurlar oluşturun.Düz bir zemini yada tezgahı unlayın.Hamur bezesini de tezgaha koyup unlayarak hamuru açın.Çok ince olmasın çünkü kuruyor.Biraz kalın bırakın.Yağsız tavaya hamuru koyun kısık ateşte alt üst ederek pişirin..Ben pişen sıcak bazlamaların içine tereyağ sürdüm rendelenmiş kaşar ilave ettim.İsteyen domates ve biberle de yedi..
Afiyet olsun...
Fotoğrafta Ege'nin açtığı hamur çok ince onu kendisi için hazırlamıştı siz bu kadar ince açmayın....
09 Mart 2008 Pazar
KENDİNİ LAZANYA ZANNEDEN MAKARNA
Bu makarna neden kendini lazanya sanıyor anlatayım.Kısıtlı alışveriş vakitlerimden birinde lazanya alıyorum diye sepete attığım ,taaa ki bugün lazanya yapayım diye düşünüpte elime alınca aslında lazanya olmadığını farkettiğim için.Tüm malzemelerimi de lazanyaya göre ayarladığım için mecburen böyle bir makarna yaptım.Tadı mı?Süper süper oldu...
Gelelim tarifine diyeceğim ama önce neden ıspanağı ayrı hazırladığımı sorabilirsiniz.Çünkü ıspanakla da ıspanaklı kiş yapacaktım ama çok yorulduğumu farkedince onu da makarnaya ilave ettim..
1 paket Barilla'nın La Collezione Mafaldine makarnası
İç Malzemesi:
300 gr kıyma
1 adet soğan
1 adet taze sarmısak
1 adet kırmızı tatlı biber
1 adet domates
1 tutam fesleğen
tuz karabiber
ıspanak için malzeme
1/2 kg ıspanak
1 adet soğan
Sosun malzemesi
3 yumurta
1 bardak süt
1 paket krema
1 bardak kaşar
Hazırlanışı:
1 paket makarnayı tuzlu ve birkaç damla zeytinyağı atılmış suda haşlayıp süzün.
Bir tavada kıymayı,sarmısağı,soğanı,kırmızı biberi hep birlikte kavurun.1 adet kabuğu soyulmuş irice domatesi küp küp doğrayıp kavrulan malzemelere ekleyin.Üzerine tuz,karabiber ve fesleğen ilave edin.Domatesler suyunu çekene kadar kavurun.
Ispanağı temizleyip yıkayın.1 adet soğanı çok az yağda kavurup ıspanakları ilave edin.Tencerenin kapağını kapatın.Kendi suyunda pişirin ki vitamini kaçmasın..
Sosu için yumurtaları çırpın,süt ve kaşarı ekleyin.Tüm malzemeyi sosla birlikte ayrı bir kapta karıştırın.Kremasını bu aşamada ilave edin.İyice karıştırıp büyükçe bir borcama dökün.200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin..Dilerseniz üzerine de kaşar ekleyebilirsiniz yada benim daha önceki fırın makarna tarifimdeki gibi beşamel sosla da hazırlayabilirsiniz.
Afiyet olsun...
04 Mart 2008 Salı
RATATOUILLE- EN İYİ ANİMASYON FİLM

2008 yılı Oscar Ödülleri sahiplerine verildi.Hemen hepimizin zevkle izlediği Ratatouille ise en iyi animasyon film ödülünü aldı.Dolayısıyla benim de çooook uzun zamandan beri arşivimde bekleyen yemeğim aklıma geldi.Bu yemeğin adı ratatouille.Aslında güneydoğu Fransa'nın Akdeniz kıyılarında bulunan Provence mutfağına ait bir mezeymiş ama yemek niyetine de yenebiliyor..Filmi izleyenler bilirler kahramanımız Remy adında bir fare ve bu farenin en büyük isteği ünlü bir aşçı olmak.Sonunda dileklerine bu yemek sayesinde kavuşuyor..
Lezzetini sorarsanız çoğumuzun mutfağında pişen zeytinyağlı patlıcanın mantarlısı..Soğuk soğuk benim hoşuma gitti ama sıcak ta tüketebilirsiniz.
Dileyen deneyebilir..
Malzemeler:
1 adet kuru soğan
7-8 mantar
1 adet patlıcan
1 adet kabak
2 adet kırmızı biber
1 veya 2 adet domates-büyüklüğüne göre
5-6 diş sarımsak
bir tutam kekik,fesleğen,maydanoz (ben kullanmadım ama kullanabilirsiniz)
3 yemek kaşığı zeytinyağı
Yapılışı:
Patlıcanları alacalı alacalı soyun, küp küp doğrayın ve tuzlu suda bekletin ki acısı çıksın.Diğer sebzeler de kuşbaşı doğrayın.Soğanları yemeklik,sarımsakları minik minik doğrayın. Zeytinyağında soğan ve sarımsaklar pembeleştirin. Biberleri ekleyin kavurun.Domateslerin kabuklarını soyun ve küp küp doğrayın biberlere ekleyin.Kalan tüm malzemeyi ekleyin biraz sıcak su ekleyip ağır ateşte pişirin.
29 Şubat 2008 Cuma
VİŞNELİ MUFFİN
Bizim ki gibi blog açmak isteyen arkadaşlardan eminim sizlerde sıkça mail alıyorsunuzdur.Ben de bana gelen mailler sayesinde Ayşe isminde Samsun'da yaşayan bir arkadaş edinmiştim.Hepimizi sıkça takip eden Ayşe sonunda blog açtı.Ayşe'nin bloğuna buradan erişebilirsiniz.Ben de kendisine aramıza hoşgeldin diyorum.
Şimdi gelelim bizim Ayşe'nin yaptıklarına;bize güzel bir muffin yaptı.Hemde şöyle vişneli falan.Bizim evde çok sevilince annemin gününe de 2 ölçü daha hazırladı.Biz de afiyetle yedik.Çok az malzeme ile yapılıyor ama çok da lezzetli bir muffin çıkıyor ortaya...Tarifi mi?Hemen geldi...
Malzemeler:
3 yumurta
120 gr margarin veya tereyağı
120 gr pudra şekeri
60 gr un
1 paket kabartma tozu
1 kase vişne (sade de yapabilirsiniz)
üstü için pudra şekeri
Hazırlanışı
Yumurtayı çırpın.Ayrı bir kapta yağı,pudra şekerini,unu kabartma tozunu karıştırıp yumurtalara ekleyin.Muffin kaplarına 2 yemek kaşığı hazırladığınız karışımdan ekleyin.Üzerlerine vişne ilave edin.180 derece önceden ısıtılmış fırında pişirin.Pişmeye başlayınca vişneler dibe çöküyor.
Afiyet olsun....
27 Şubat 2008 Çarşamba
ANNEMİN AÇMASI
Geçen kar yağdığında Ayşe gelemediği için o gün Ege'ye annem baktı.Ege'nin "anneanne atıştırmak için birşey yok mu?" demesi üzerine annem kalkmış hem açma hem kurabiye yapmış.Kurabiye tarifini daha sonra paylaşırım ben bugün annemin açmasının tarifini vermek istedim.
Malzemeler:
250 gr margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 adet yumurta
2 su bardağı su
2 su bardağı ılık süt
1 paket yaşmaya
1 çay kaşığı tuz
4 çay kaşağı tozşeker
Alabildiği kadar un
üzeri için 1 adet yumurta sarısı
Hazırlanışı:
Mayayı şeker ve ılık sütle 10 dakika kadar bekletip,çözdürün.Ayrı bir yerde tüm malzemeyi karıştırın üzerine mayalı karışımı ilave edin.Kulak memesi yumuşaklığını elde edene kadar un ekleyin.Hazırladığınız hamuradan parçalar alıp istediğiniz şekli verin.Yağlı kağıt serili tepsiye açmaları yerleştirin.1-1,5 saat iyice mayalanması için bekletin.Üzerine yumurta sarısı sürüp 200 derece fırında pişirin...
afiyet olsun....
25 Şubat 2008 Pazartesi
KUSKUS SALATASI--ÖÖÖĞĞĞĞĞKKK

Bu güzelim şeyin adını niye böyle iğrenç koymuşlar hiç anlamış değilim.Ege'ye adını söyleyince "ben yemem ondan"demişti.Oysa ki çok leziz,hele de benim gibi makarna sevenler için.Siz şimdi, serpil durdun durdun bununla mı karşıma çıktın diyeceksiniz.Biraz hareketli günler yaşıyorum ve mutfağa vakit ayıramıyorum.O nedenle arşivden bir tarif verip sizleri çok bekletmeyeyim diye düşündüm.
Ayrıca konu ile ilgisi yok ama sizlere diyetisyenimden öğrendiğim birşeyi de aktarmak istiyorum.Kuskus yapınca aklıma geldi.Bildiğimiz arpa şehriye var ya,onun kana karışması uzun mu ne sürermiş.O nedenle bana diyette 2 yemek kaşığı haşlanmış şehriyeden cacık yapabilirsin yada yoğurda karıştırıp yiyebilirsin demişti.İçine nane,kekik,dereotu,kırmızı biber gibi şeylerde ilave edip soğuk çorba olarak yazın tüketebilirsin demişti.Bana bunu öğlen yemeklerinde vermişti ama yazın ben akşam yemeği yerine yiyorum da demişti.Aklınızda bulunsun :))
Gelelim salataya
1/2 paket kuskusu makarna haşlar gibi haşladım.(1/2 demek yerine,yarım paket yazsam mı acaba? bir okuyucum bana mail "atmıştı bu yağ ne kadar çok,hamuru toplayamadım " diye 3/4 su bardağı sıvıyağ yazmıştım.3- 4 su bardağı yağ ilave etmişti.Aynı hataya düşmeyeyim diye yazdım)Neyse pişen kuskusu süzdüm.İçine ince kıyılmış kırmızı biber,havuç rendeledim,taze nane doğradım.Ama siz dilediğiniz,salataya yakışan ne varsa ekleyebilirsiniz.Çok az zeytinyağı ve tuz ilave ettim.O akşam oturdum sadece bunu yedim.Çok da güzel olmuştu.
Afiyet olsun...
